Son yıllarda gelişen sosyokültürel anlayış erkeklerin de epilasyona daha sıcak bakmalarına neden olmuştur.Transseksüeller dısında heteroseksüel erkeklerde en sıklıklıkla epilasyon talebi olan bölgeler,yüzde şakak üstü sakalları,kulak kepçesi üstü kılları, boyun ve ense kılları, göğüs ve sırt-omuz bölgesi kılları olmaktadır.Klasik olarak jilet ile traş halen en geçerli ve ucuz kıldan kurtulma yöntemidir.Ancak kalıcı bir kurtuluş isteniyorsa şakak üstü bölge gibi küçük alanlarda elektroliz epilasyon tercih edilebilir.Ancak sırt omuz gibi geniş alanlar ancak lazer ve IPL/flash lamp gibi yüksek teknoloji destekli epilasyon yöntemleri ile mümkün olmaktadır. Erkekler için yapılmış uzun dönemli kontrollu çalışma olmadığından bu sistemlerin etkinliği konusunda kesin bir garanti vermek mümkün olmamaktadır. Ancak ampirik gözlemler erkeklerde de lazer ve flaş lamba epilasyon sistemlerinin etkili olduğunu göstermektedir.Erkek kıl folikülleri daha derin cilt tabakalarına yerleştiğinden, ruby ve alexandrite gibi derin penetrasyonu sınırlı lazerlerde uzun dönem etkinlik daha düşük olabileceğinden diode ve nd yag tipi lazerler tercih edilmelidir. Erkeklerde kıl folikulleri daha kalın ve melanin yönünden daha zengin olduğundan teorik olarak kadınlara göre lazer epilasyona daha iyi cevap vermeleri beklenir.Ayrıca erkeklerde mutlak kıllsızlık aranmadığından, kıl kitlesindeki azalma ve kıl yapısındaki incelme tatminkar bir sonuç olarak kabul edilmektedir.Bununla birlikte,yüksek testtesteron hormonu lazer epilasyon etkiliği önünde en büyük engel olarak ortaya çıkmaktadır,özellikle ergenlik çağı ve sonrasındaki genç erişkin erkeklerin lazer epilasyona yanıtları, orta yaş ve üzeri erkeklere göre daha zayıf kalmakta, başlangıçta çok iyi yanıtlar alınsa bile bir süre sonra tekrar kıllar çıkabilmektedir. Bu olumlu sonuçlar nedeniyle erkekler arasında lazer epilasyona ilgi hızla artarak, lazer epilasyon pazarında erkek müşterilerin oranı %35-40 lara kadar yükselmiştir. |